Birçok anne baba bu kelimeyle ilk kez karşılaştığında aynı duyguyu yaşar: Korku.
"Bir şey mi eksik?" "Yanlış mı yaptım?" "Hayatı boyunca zorlanacak mı?"
DEHB tanısı çoğu aile için bir rahatlama değil, önce bir yas gibidir. Çünkü anne baba, çocuğun değil; hayal edilen sorunsuz geleceğin sarsıldığını hisseder.
Ama burada durup şunu net söylemek gerekir: DEHB bir eksiklik değildir.
DEHB, dünyayı algılama ve tepki verme biçiminin standarttan farklı olmasıdır.
DEHB'li Çocuk "İstemediği" İçin Değil, "Yapamadığı" İçin Zorlanır
DEHB'li bir çocuk:
- Dikkatini veremediğinde umursamaz değildir
- Yerinde duramadığında saygısız değildir
- Söz keserken terbiyesiz değildir
Beyni, aynı anda çok fazla uyaranı algılar. Filtre sistemi farklı çalışır.
Bu çocuklar:
- Her şeyi duyar
- Her şeyi görür
- Her şeyi hisseder
Ama sıraya koymakta zorlanır.
Bu yüzden en sık duydukları cümleler şunlardır:
- "Biraz dikkat et."
- "İstersen yaparsın."
- "Kendini tut."
Oysa sorun irade değil, nörogelişimsel bir farktır.
Anne Babaların En Çok Yandığı Yer: "Ben Nerede Hata Yaptım?"
DEHB'li çocuğu olan anne babalar genellikle çok iyi anne babalardır. Ama bunu kendileri söylemez, çünkü sürekli şunu hissederler:
"Yetemiyorum."
Çocuğun davranışları:
- Evde sabır taşırır
- Okuldan sürekli geri bildirim gelir
- Sosyal ortamlarda bakışlar hissedilir
Ve anne baba yavaş yavaş şunu düşünmeye başlar:
"Herkes yapabiliyor, biz neden yapamıyoruz?"
Bu noktada şunu söylemek çok önemli: DEHB, ebeveyn hatası değildir.
Ne fazla ekran, ne yanlış disiplin, ne "çok şımartmak".
DEHB, çocuğun getirdiği bir sinir sistemi organizasyonudur.
Ama Neden Bu Kadar Yorucu?
Çünkü dünya DEHB'ye göre tasarlanmadı.
Okullar:
- Uzun süre oturmayı ister
- Tek şeye odaklanmayı bekler
- Hızlı geçişlere izin vermez
Oysa DEHB'li çocuklar:
- Hareket ederek öğrenir
- Merakla beslenir
- Yaratıcılıkla parlar
Sorun çocukta değil, uyumsuzlukta ortaya çıkar.
Bu uyumsuzluk uzun süre fark edilmezse çocuk şunu öğrenir:
"Ben beceremiyorum."
İşte asıl risk burada başlar.
DEHB'li Çocuklar Neden Kendilerini "Yetersiz" Hisseder?
Çünkü sürekli düzeltilirler.
- "Yine mi unuttun?"
- "Neden herkes gibi olamıyorsun?"
- "Bak arkadaşın yapıyor."
Bu cümleler zamanla çocuğun içine yerleşir. Ve çocuk artık şunu düşünür:
"Sorun benim."
Oysa gerçek şudur: DEHB'li çocuklar genellikle:
- Çok yaratıcı
- Hızlı düşünen
- Güçlü sezgilere sahip
- Empatik
- Farklı bağlantılar kurabilen
çocuklardır.
Ama bu özellikler, doğru anlaşılmadığında avantaja değil, yüke dönüşür.
Bireysel Terapi ve Aile Çalışmaları Neyi Değiştirir?
Terapi, DEHB'li çocuğu "normalleştirmeye" çalışmaz. Terapi şunu yapar:
- Çocuğun güçlü yanlarını görünür kılar
- Zorlandığı alanlarda destek sistemleri kurar
- Anne babanın suçluluk yükünü hafifletir
En önemlisi de şunu öğretir:
"Bu çocuk bozuk değil. Bu çocuk farklı."
Anne baba bunu içselleştirdiğinde evdeki atmosfer değişir. Atmosfer değiştiğinde çocuk rahatlar. Çocuk rahatladığında potansiyel ortaya çıkar.
İlaç, Terapi, Destek: Hepsi Birlikte mi?
Her DEHB'li çocuk için tek bir yol yoktur. Bazıları için:
- Yapılandırılmış çevre
- Psikoeğitim
- Duygu düzenleme çalışmaları
yeterli olur.
Bazıları için ilaç desteği gerekebilir. Ama ilaç bir "düzeltme" değil, beynin potansiyeline ulaşmasına yardımcı bir araçtır.
Asıl belirleyici olan, çocuğun kendini nasıl gördüğüdür.
Sevgili Anne Babalar,
Eğer bu yazıyı okuyorsanız, muhtemelen çok yoruldunuz. Çok düşündünüz. Belki gizlice ağladınız.
Şunu bilmenizi isterim:
DEHB'li bir çocuk büyütmek zor. Ama bu, yanlış bir çocuk yetiştirdiğiniz anlamına gelmez.
Bu, özel bir rehberliğe ihtiyaç duyan bir yolculuktur.
Ve doğru destekle, bu çocuklar çoğu zaman dünyaya bambaşka pencereler açar.
DEHB bir eksiklik değil. Bir etiket hiç değil.
DEHB, doğru anlaşıldığında olağanüstü potansiyel barındıran farklı bir sinir sistemi yolculuğudur.
Ve bu yolculukta anne baba yalnız değildir.
DEHB Desteği İçin Bize Ulaşın
Çocuğunuz ve aileniz için doğru desteği birlikte planlayalım.
Randevu Al